Bu Blogda Ara

17 Mart 2013 Pazar

İçimizdeki Zalimler..!



İnsanlık tarih boyunca sayısız katliamlar gördü.. İnsan oğlu nice vahşetler yaşadı..
Bugünde bu yaşanan vahşetlerden birinin yıl dönümü..
Halepçe katliamı..
Halepçede binlerce kürt Saddam Hüseyinin kimsayal silah kullanmasıyla öldürüldü..
Bu vahşet tarihe kara bir leke olarak düştü demek isterdim ama kapkara olan insanlık tarihinde leke bile yapmadı...

Gelecekte savunmasız insanların bu tarz vahşetlere maruz kalmaması için  katliamları unutmamak, unutturmamak gerekir...

Evet unutmamak gerekir!
 İki yüzlülere rağmen unutmamak gerekir..
Peki neden ?

İki yüzlü insanlar, işlerine gelen katliamı hatırlar işlerine gelmeyeni hatırlamaz..
Bilhassa günümüzde yazar, çizer, demokrat, hümanist ve barışçıl  geçinen insanların çoğunluğu bu iki yüzlü sınıfına dahildir...
Bu tipteki insanlar malesef toplumu yönlendirme aracı olan medyada etkin durumdadırlar..

İşlerine gelmeyen katliamla ilgili hünerli kalemlerini oynatmazlar, ağdalı sözlerini saklarlar...
Bence o kişiler yapılan zulme ortak olan zalimlerin ta kendileridir!

Bugün halepçe halepçe diye bağıranların kaçı hocalı katliamı için ses yükseldi yada hatırladı..



Roboskide 34 vatandaşın uğradığı vahşeti her gün gözümüze sokanlar neden 33 er olayını asla hatırlamaz ve sorgulamaz..



Bosnada sırpların BM denetimindeki Boşnak-Müslüman halka uyguladığı soykırımı neden uluslar arası arenada önem derecesi yüksek platformlarda seslendirmezlerken, ermeni devletinin tarihçilerle araştırmaya yanaşmadığı sözde soykırım iddialarını yırtınırcasına gür bir sesle seslendirirler ? O kişiler mavi kelebeklerin hikayesini bilirler mi ki acaba ? Soykırım kelimesini ağızlarına alırlar



Hitlerin yaptığı su götürmez derece vahşetken, neden filistinli halka bomba yağdırmayı meşru kabul ederler ?


ve daha nice örnekler...

Vahşetin, katliamın senini benimi olmaz! Gerekliydi'side olmaz!..
Kendi mensup olduğu milletin geçmişteki günahlarını sümen altı edip, başka milletlerde günah aramaklada olmaz...

Buyrun iki yüzlü insanları, iftiraçıları, aktivist geçinip zulme ortak olan kişi/kurum/parti/devletleri siz ayırt edin..

İnsanlık bir olsun katliamlara ses çıkarsın! gibi ütopik sloganlar kullanmayacağım..
En azından katliamlara ses çıkaranlar, katliamlar arasında ayrım yapmasın...

Benden bu kadar..!













14 Mart 2013 Perşembe

Sabah..

12 saatlik gecede 1 saat uyku
1 saat boyunca kabus..
Kuzen, açmayacaktın eski defterlerimi!!!
Sağa sola manevralar 2 saat
Uykudan ümid kesince saat 5:00
Hoca  yürekleri yakıyor..
Tan yeri ağarıyor..
Seher yeli mis kokuyor..
Sabah 5:15 te hali hazırda demli çaya erişebilmenin mutluluğu..
Bekçi dayılar çok yaşayın...




Sabahın İlk Ezgisi

10 Mart 2013 Pazar

Askerlik bereketi..



Ne zaman ki askere gitmeye karar aldım.. Fırsatlar ard arda önüme gelmeye başladı...
Zamansız gelen fırsatların kafa karışıklığına sebebiyet vermemesi için aldığım karardan zerre vazgeçmedim..


İlk önce çalıştığım iş yerindeki idare müdürü gitmemi istemedi..
Seninle ilgili planlarımız var.. Sana daha değişik bir görev düşünüyorum ben...
Askerliğini ertele.. Şimdi gitme.. Önümüzdeki sene git gel dediysede.. Ok yaydan çıktı dedim.. Hedefine ulaşmadan durmaz..

Bu arada denetimini yaptığım taşeron firmanın patronuyla tanıştım.. Adam tam bir karadenizli.. İddialı konuşmalar.. mafya vari havaları ve belindeki tabancası... O adamda kızını uzun uzadıya anlattı durdu..
Kızının yaptığı projelerden, çalıştığı şirketlerden bahsetti.. Beni kızına alacak diye korktum :)
Kendi telefonu ve kızının telefonunu verdi.. askerden sonra kesin görüşelim dedi.. Bende ayıp olmasın diye inşallah çektim..

Akşam karadenizli adamın şirketini internetten araştırdım..  Şirketin asıl patronunun kim olduğunu öğrendim..
Şirketin asıl patronuna okuduğum yakın tarih kitaplarından aşina olduğumu öğrenince şaşırdım.. Türkiyenin karakutularından biridir desem teşbihte hata yapmamış olurum..

Sonra bizim patronun ortağı beni kendi şirketine transfer etmek istediğini söyledi.. Patronada kibarca askerlik  yapma düşüncemden ve kalabilirsem askerde kalmak istediğimden bahsettim.. Saygıyla karşıladı..


Yeni mezun biri için iş hayatında güzel sayılabilecek gelişmeler olurken gönül dünyamdada küçükten bir kıpırdanmalar oldu..

3 sene aradan sonra ilk defa birisinden etkilendim.. Kendisiyle konuşurken ister istemez heyecanlandım.. Yeniden görüşmek sık sık görüşmek için türlü türlü bahaneler fırıldaklar çevirdim.. Dokunduğumda çok heyecanlandım..
3 yıldır tanışık olup konuştuğum karşı cinsten hiç kimseye kanım kaynamadı..  Bu durum şöyleydi;
Hani yatağına uzanmış vaziyetteki kişi boşboş tavana bakar ya.. Benim için karşı cins öyleydi.. Dokunmazta hakeza öyle... Soğuk bir duvara dokunuyormuş gibiydi.. Yabancı hissediyorsun sürekli karşındaki kişiyi..  Aidiyet duygusu oluşmuyor.. Kalp ritmin hiç değişmiyor.. Yavan ekmek yemek gibi bir şey işte...

Bu sefer durum farklıydı fakat benide askerlik durumum vardı.. Birisini uzaktan sevmek, uzun uzadıya beklemek ve bekletmenin can yakan, ruhunu boğan durumlarını bildiğimden ani fren yaptım...
Kim özlemi benden daha derin yaşamıştır ki ? Acı çekmek ve çektirmek niyetimde değildim..
Kimseyi üzmek ve üzülmek niyetinde olmadığımdan bahsettim ve nereden bilebilirdim ki kızcağız benimle ciddi düşündüğünü..


derken - siz erkekler hep aynısınız tribini yedikten sonra doğru düzgün yüzüme bakmamaya başladı..
Kendi kendime ''olsun gidip kızın duygularıyla oynamadım, kendisini kullanmadım.. Karşıma alıp açık açık konuştum, kendi durumumdan ve kendimle ilgili planlarımdan bahsettim Açık ve net davrandım...''
diyerek vicdanımı rahatlattım.. kendisi asla unutulmayacak benim için...

Şimdi soruyorum.. Askerlik düşüncesi bende oluşmadan önce bu fırsatlar ve kişiler neredeydi ?
Fırsatlar her zaman insanın ayağına gelmez..

Ama ok yaydan çıktı.. İstikamette askerlik... Olursa uzun dönem ve yine olursa askeriyede kalmak..

Kararsızlığa atalarımız sayesinde kapılmıyorum..

Atasözümüz..

'' dere geçerken at değiştirilmezmiş ''





2 Mart 2013 Cumartesi

Emret komutanım!

Sivil kıyafetler çıkacak.. Kamuflajlar giyilecek...
 O converse'ler çıkacak.. Postallar giyilecek.. rap..rap...rap..

Koğuş kalk!! 10 dakikaya içtima alanında Hazırrr Buluunn!!!


Asker !!
Tekmil ver!!

Samanyolu galaksisi-güneş sistemi- dünya gezegeni-asya kıtası-Türkiye cumhuriyeti-iç anadolu bölgesi-orta kızılırmak bölümü- kapadokya yöresi- nevşehir vilayeti- Ürgüp kazasından Dönence.  Emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım!!

Sanırım ben böyle cevap verirdim...
Neyseki daha 1 ay sürem var..
1 ay sonraki askeri celp döneminde gider paşa paşar ( kuzu kuzu) birliğime teslim olurum..
Aklımda bir çok soru var...
İçtima ne?
İnzibatta ne ?
80-90 kişi bir koğuşta mı kalacağım..?
Rütbelerde ne oluyor?
pırpırlar apoletler..



omuzda yada kolda olmasının ne farkı var ?
ast üst de nedir ? Nasıl bir hiyeraşiye ayak uydurabilecekmiyim ?
Çarşı izni denilen olay teneffüs gibi birşey mi ?
Hava değişimide yıllık izin olsa gerek...
Benimde abuk subuk askerlik fotoğraflarım olacak mı ?
Siper kazacakmıyım?  mevzide bekleyecekmiyim?
hucum/savunma yeleğide gozuk gibi bir şeymi ?
Omzumda bazuka, arka planda tank, sert acımasız kendinden emin bakışlar ..
G-3, bixi, havan, roketatar, rpg-7, el bombası.. ... Bu silahlar gerçek mi ? Can  yakar mı ?


Su tabancasını bilirim ben... Zararsızdır.. Soğuk havada kullanırsan hasta eder sadece.. Birde ortaokulda aldığım havalı tüfeğim vardı..(kazıklanmıştım tüm bayram harçlığımı bir tüfeğe vermiştim) Öyle attığını vuran biri değildim ama çok kuşun canını yakmıştım..Cahillik işte... Ha unutmadan rahmetli dedemin tek kırma tüfeği vardı.. Onuda kullanırdım ara sıra...

Göz-gez-arpacık .. !! Hedef imha ( çokta masum biri sayılmam )


Tertip, dede, torun, devre, toprak, poşette ne demek acaba

Askeriyenin yazılmamış kurallarını hazmedebilecek mi benim muhalif yapım..
Disco sahidende berbat bir yer mi?
Aç aç ta olacak mı ?
Askerdeki insanı sevdigi bekler mi ?
Askeri disiplin nizam intizam gelecek adına bana bir şey katacak mı ?
Askerden döndükten sonra asker anılarımı anlatsam roman olur kıvamında anlata anlata bitiremiyecekmiyim?

...
...
..


Kaç kilo gideceğim, kaç kiloyla döneceğim..?
...

Neyse
 Kafa yormaya erken..
 Yaşamayan bilmez derler ya..
 Öyle bir şey olsa gerek..



...
....
Komşu kızını zapteyle yaylalar yaylalar..
Bizim oğlan aşıktır dilo dilo yaylalar...